emzirme notları

Emzirme Notlarım

Daha anne olma fikri aklımda bile yokken vardı emzirme korkularım. Çünkü göğüs ucum olmamasından sebep, bebeğim olduğunda emziremezsem korkusu vardı hep içimde. Rüyalarımda bol bol açlıktan ağlayan bebeğimi emziremediğimi görürdüm.

Anne olacağımı öğrendiğimde de sürekli aklımı kurcalardı bu konu.. Araştırmalarımda ‘ bebek emdikçe çıkacak’ sonucuna varsam da, ikna olamıyordum.

Derken anne oldum.

Hamileliğim boyunca hayalini kurduğum sahne gerçekleşecekti artık. Kucağıma aldığımda ellerim titriyordu. Yanımda hemşire, annem, ablam, kardeşlerim ve dostlarım bakıyordu merakla. Memelerim halka arz olmuştu o an. Utanırım sanıyordum ama umursamadım.

Tek düşünebildiğim o kuş gibi ürkek, nerede olduğunu anlamaya çalışan yavruyu emzirebilmekti.

Göğsümü kavrayıp yanaştırdım çılgınlar gibi kafasını sağa sola savuran yavrumun ağzına.

“ emebilecek miydi ? – Sütüm gelecek miydi? “ gibi düşünceleri kafamda sıralamaya fırsat vermeden başladı emmeye. Şok olmuştum. Gözlerimden yaşlar süzülüyordu. Gözyaşı korosu eşliğinde ilk kolostrum sütünü aldı oğlum. ( Göz yaşı korosu diyorum çünkü hemşire hariç hepimiz ağlıyorduk o sırada)

Başarmıştım! Emzirebilmiştim! Kendimle gurur duyduğumu hatırlıyorum!

Başardım bee, emzirdim işte diye sevinç naraları, gözyaşları ve arka fonda mezdeke dansı eşliğinde sevindim uzunca.

Neden bu kadar korkmuş ? ve emzirdiğimde neden bu kadar göbek atmıştım ?

Cevabı o kadar net ki!

Etrafta öyle çok olumsuz örnek, cesaretlendiren yerine korkutanlar var ki..

“ göğüs ucun yoksa emziremezsin.”

“ sütün gelmez aç kalır çocuk, sen mama ver bak yazık çocuğa.”

“ ay çok yara olur şimdi, emmeyi bilmiyordur o daha.”

Bunlar sadece minimize edilmiş örnekler.( Bir de bunun hali hazırda emzirirken söylenen versiyonları da var, “ sütün yetmiyor zayıf bu çocuk.” , “ sütün kaliteli değilse doymaz.” “ ağlıyor bu çocuk sütün yetmiyordur mama ver sen.” , “ sütünden alacağı faydayı almış tarhana ver bak nasıl yiyecek.” Vb..) Toplum olarak, hatta hemcins olarak neden güç kuvvet vermek yerine, neden bu kadar dibe çekmeye meraklıyız bilinmese de; bu tavır ve söylemlerden de kaynaklıydı emzirme sevincim.

 

İlk iki gün sütüm yok denecek kadar azdı. Ama okuyup, araştırdıklarımdan biliyordum ki gelecekti.

Günün sabahı uyandığımda sırılsıklam olmuştum ve göğüslerim patlayacak gibiydi. Acıyordu. Ne yapacağımı önceden bilmiyordum. Hemen internetten araştırdım ve ılık bir duş alıp, masaj yaparak kanalların açılmasına yardımcı olmaya çalıştım. Süt sağma makinası ile biraz sağdıktan sonra rahatlamıştım.

Sütümü gördüğümde şaşırdığımı hatırlıyorum. Sarımtrak bir rengi, yağlı bir dokusu vardı. Sanırım inek sütü gibi ak pak birşeyler beklemiştim 🙂

Meğer kolostrum sarı, yoğun ve hafif yağlı oluyormuş.( Zamanla renk ve yoğunluk değişiyor.)

Oğlum uzun uyuyan bir bebekti. O uyurken göğüslerim dolup, taşar beni rahatsız ederdi. Mete’yi emzirip uyuttuktan sonra, bir kez de makine ile sağım yapıyordum. Sağdığım sütleri ise süt kapları ya da süt saklama poşetleriyle donduruyordum. 1 damlası bile çok kıymetli bu sütlerin! Özellikle ilk zamanlar bol bol geliyorken ve bebeğinizin midesi o kadarını alamıyorken bol bol stok yapmak gerekiyor.

Emizirme dönemi bir çok şeyi de öğrendiğimiz, tecrübelendiğimiz bir dönem.

Kendi tecrübelerimi/ süt üretimini nasıl attırdığımı toparlayıp aşağıda sıraladım…

  • Moral Motivasyon

Mutlu anne ve mutlu bir bebeğin ilk kuralı moral bence. Etraftaki olumsuzluklardan ne kadar sıyrılabiliyorsam sıyrıldım ve bebeğimle geçireceğim o güzel zamanlara odakladım kendimi. Olumsuz yorumlamalar yapmamaya çalıştım. Uykusuz kalacağım, yorulacağım, bebek bakmak çok zor gibi düşünceleri attım kafamdan. Yerlerine uykusuzluğumun harika bir sebebi var, bu anları güzel değerlendirip tadını çıkarmalıyım gibi düşünceleri yerleştirdim. Ve beni dibe doğru çekmeye çalışan her türlü düşünceden/ kişiden uzak durdum. Etraftaki insanları bu konuda bilgilendirip, uyardım. Negatifliklerle yüklü insanları hayatımdan çıkardım. ( Bu genel bir kişisel prensibim) Ve kendime hep güç verdim. “ ben yaparım! , emzireceğim! , sütüme bak bol bol nasıl da geliyor ( az bile olsa) , bu süt şimdi nasıl da besleyecek bebeğimi” gibi pozitif şeyler düşünerek pozitif bakmaya çalıştım. Bu tarz düşünceler insana gerçekten güç veriyor.

  • Beslenme Düzeni/ Dengeli Beslenme

Sütümün kalitesini ve verimini arttırmak için hayatımda hiç olmadığı kadar dengeli beslendim. 3 Ana- 2 ara öğün olacak şekilde beslenme düzenimi dengelemekle başladım işe. Haftada 2 balık, haftada 2 et, 1 kez kuru baklagiller, 1-2 kez sebze ağırlıklı olacak şekilde beslenmeye özen gösterdim. Ara öğünlerde ise yoğurt, meyve, kuruyemiş gibi yiyecekleri tercih ettim. Emzirirken iki katı yemek yemek konusunun da tamamen geçmişten gelen bir hurafe olduğunu, ayrıca hatırlatmak isterim.

  • Su Tüketimi

Emziren annenin dikkat etmesi gereken en önemli kuralın bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü üretilen sütün %90 ‘a yakın bir kısmı sudan oluşuyor. Bu sebeple bol su tüketimi, süt artımını destekliyor. Bir çok uzman her emzirme sonrası bir büyük su bardağı su tüketilmesini önerse de, ben lt bazında daha rahat takip ediyordum su tüketimimi.. Günde en az 3 lt su ise kendim için koyduğum su limitiydi.

  • Anne sütünü arttıran gıdalar/ çaylar

Bazı kaynaklar bunu reddetse de belli başlı yiyecek ve içeceğin anne sütünün artmasına destek verdiğine inananlardanım bende. Bunu da kendimde deneyimleyerek ikna olmuştum. Süt arttıran yiyecekler her annede farklılık gösterebileceği düşüncesindeyim. Bu sebeple tükketiğinizde sütünüzde gözle görülür bir artış olduğunu fark ettiğiniz yiyecekler olursa, bunları kaçırmamanızı öneririm. Örneğin bende çam fıstığı, hurma, pastırma, boza, aşure gibi yiyecekler tükettiğimde gözle görülür bir artış oluyordu.

  • Dinlenmis bir vücut

Sık sık emzirmek için uyanan bir bebeğiniz varken nasıl mümkün olabilir değil mi ? Fırsatları kollayın…

O uyuduğunda sizde yarım saat bile olsa dinlenin. Eşinizin ilgilenmesini isteyip kendinize zaman ayırın. Uyurken süt üretimi de hızlanır, bol süt üretimi ve kaliteli süt için dinlenmek gerçekten çok önemli. Geceler için gündüzden süt sağıp stok yapabilir ve bebeğinizin bir beslenme saatini eşinize devredip daha deliksiz bir uyku çekebilirsiniz. Bu özellikle yenidoğan zamanlarında benim çokça yaptığım birşeydi.

  • Sık sık emzirmek

Emzirmek için göğüslerin dolup taşmasını beklemek hepimizin çokça yaptığı bir yanlış. Arz- talep doğrultusunda süt üretimini arttırmak için sık sık emzirmek gerekir. Bebek ne kadar çok emerse üretimi de o kadar çok artar.

  • 2 memeyide emzirme

Her beslenmede 2 memeninde boşalmasını sağlamak; bebeğin iki memeden de faydalanmasını sağladığı gibi, süt sirkülasyonu için de önemlidir. Süt memede uzun süre beklediğinde fazlarına daha çok ayrılır ve ilk süt daha sulu kıvamda gelirken, son süt daha yağlı ve koyu kıvamlıdır. Asıl besleyici bölümün son sütte olduğu söylenir. Eğer bebeğinizin tek memede doyduğunu gözlemliyorsanız, diğer göğsü sağarak boşaltmanızı öneririm. Böylece hem üretimi azaltmamış olur, hem de süt stoğu yapmış olursunuz.

  • Meme ucu bakımı

İlk emzirme dönemlerinde bebeklerin emme deneyimsizliği, yanlış tutuş gibi durumlardan sanırım her anne göğüs yarası çekiyor. Ben de yaşayanlardan biriyim. Çok kez ağlayarak emzirdiğimi biliyorum. Ama bu beni pes ettirmedi güzel anne! Seni de ettirmesin! Çünkü geçecek, sadece biraz sabretmek ve meme ucuna iyi bakmak gerekiyor.

Meme ucunun yara olmasını engellemek için, memenin kahverengi kısmının neredeyse tamamını tutturmak gerekiyor. Sadece en ucu tutup çekmesi zamanla kanayan yaralara dönüşebilir.

Meme ucunu her emzirmeden sonra silip, kuru bırakmak bana çok iyi gelmişti. Nemli bırakmak ve günlük temizliğini ihmal etmek de yaralara, hatta pamukçuğa neden olabilir.

  • Her istediginde emzirme

Belli saat aralıklarından ziyade her istediğinde emzirme de süt üretimini büyük ölçüde arttıran bir faktördür. Ben de oğlumu 22 ay boyunca ne zaman isterse emziren bir anne oldum.

 

 

Benim emzirme hikayem böyle.. Sizin de paylaşmak istediğiniz notlar, tavsiyeler var ise ya da hikayem başkalarına da örnek olsun diyorsanız lütfen yazın..

 

Sevgilerimle;

İmren Gürsoy