emzirme notları

Memeden ( Sütten ) Kesme Hikayemiz

Onu ilk kucağıma aldığımda başladı bu hikaye.. Başladığı an göz yaşlarıma hakim olamamıştım.. Belki göbek bağından ayrılmıştı ama aramızda yepyeni bir bağ olmuştu artık..
Mememi ilk ağzına yaklaştırdığımda delice bir emme refleksiyle, gebeliğim boyunca aklımda kurduğum tüm endişelerimi yıkıp geçmişti.
Emzirebilecek miydim? Sütüm gelecek miydi? Meme ucum çıkacak mıydı? Mememi kavrayabilecek miydi? Hepsi o ilk emmede silinip gitti aklımdan. Emzirmek böyle bir his ise son damlasına kadar emzireceğim sözünü tam o an verdim kendime…
Bizim serüvenimiz böyle başladı. Kah acıdan göz yaşları içinde, kah kahkahalarla dolu, kah uyuklayarak, kah ninniler söyleyerek, canını canıma sokarak; acısıyla, tatlısıyla geçirdik 22 ayı..
Ben emzirmeyi seven bir anne oldum. Sınırlama olmadan özgürce emzirdim bebeğimi. Ta ki emilmekten sol meme ucum tahrip olana kadar…
Gün boyunca o kadar çok emiyordu ki artık meme ucum yara oldu ve parçalanma seviyesine yaklaştı. Uzunca bir süre sadece sağ göğsümü emzirerek idare ettim. Fakat bu hem çok yorucu oluyor hem de tek memenin performansı Mete’ ye yetmiyordu.
Büyüdükçe meme emme işini oyuna çeviriyordu çoğu zaman. Bir iki fırt alıp oyununa devam ediyordu. Aslında göğüs ucumun tahrip etmemiş olsaydı yine katlanır devam ederdim birkaç ay daha.. Ama öyle olmadı..
Önce yara olan göğsümden bir süre süt vermeyerek iyileştirmeye çalıştım. Fakat 3-4 gün geçip emzirdiğimde yine o dayanılmaz acıyı hissediyordum. Aslında ilk zamanlar kanaya kanaya emzirmiştim ama o zamanlar kullandığım göğüs kalkanları, meme ucu kremleri ve şeffaf göğüs uçları ile durumu çözmüştüm. Bu kez öyle olmadı. Göğüs ucu ile emmeyi kabul etmedi. Kremler, kalkanlar işe yaramadı.. Durum beni memeden kesmeye itiyordu. Düşüncesi bile çok üzüyordu..
Önce duygusal olarak kendimi hazırlamaya çalıştım ama mümkün olmadı. Ne olursa olsun üzülecektim.
Sonra başladım araştırmaya.. Bir sürü memeden kesme hikâyesi okudum. Tavsiyeler.. Yöntemler..
Tek bildiğim korkutarak, tiksindirerek bir yöntemle kesmeyeceğimdi. Sabır taşı, yara bandı, sarımsak, sirke bir sürü yöntem sıralanmış.. Hiç biri bana hitap etmedi..
Kendimi yerine koydum. Çok sevdiğim bir şeyin birden bire çirkinleştiğini, değiştiğini vb. görmek hayal kırıklığına uğratırdı beni. Onu da uğratacaktı. Sonuçta gözünü meme ile açmış, başı her sıkıştığında kendini memeye vermiş, mutluyken, korktuğunda, her türlü sıkıntısını meme de atlatmıştı. Bu yüzden artık anlattığım her şeyi dinleyip, anlayabildiğini de düşünerek yine anlatma yolunu seçtim..
Meme istediğinde; artık büyüdüğünü sütü memeden değil anne babası gibi bardaktan içeceğini her meme talebinde anlattım ona.
Gece emmesini 8-9 ay civarı zaten kesmiştim Mete’nin. Bu yüzden en büyük sıkıntım uyku öncesi ve sabah uyandığındaki seanslardı..
Her şey kafamda netleşti artık, hazırdım. En azından öyle olmak zorundaydım. Ve başladım..
İlk gün :
Allah’ ım o benim aksime öyle uyumlu davranıyor ki! ben vicdan azabıyla yüklü, hüzünlü, dokunsan ağlayacak bir moddayım. Sürekli kafamda acaba emzirsem mi soruları dolanıyor… O güne kadar geçirdiğimiz tüm meme nöbetleri geçiyor gözümün önünden.. Ama biliyorum ki başarılı olmak için önce benim kararlı durmam gerek.. Meme istedikçe artık bardaktan içeceğini söyleyip odak noktasını değiştirmeye çalıştım. Eli yakama yapıştıkça oyuna çevirmeye çalıştım isteklerini… Bir şekilde günü ağlayıp, sızlanma olmadan başarıyla atlattık. Ve ta ta ta tamm gece çöktü ve uyku saati geldi.. Gece uykusuna geçerken beni gördükçe aklına meme düşmesin diye babasından destek aldım ilk etapta. Babasının getirdiği sütü içip, masalı, kitabı derken bir iki mırıldanmayla sorunsuz uykuya daldı. Ne olacak, nasıl uyuyacak derken yine bizi şaşırttı. Ben içerde hüngür şakır duygulanırken oğlum benden güçlü çıkınca; ben daha bir güçlendim ve bu diğer günlerde ki kararlılığımı sürdürmemde yardımcı oldu.
2. Gün:
İlk günün benzeri senaryolarla atlattık. Sanırım ilk günlerde ‘ yeaa nasılsa elbet verecek’ diye düşünerek pek takmadı. Akşamı yine ilk günkü sıralamayla biraz mırıldanarak, beni isteyerek uykuya daldı.
Derken geldik 3. Gün ‘ e :
Sabah deli gibi ağlayarak uyandı. Korkunç birşeyler mi görmüştü rüyasında, yoksa meme isteğimi çözemedik. Her zaman ki gibi meme emerek sakinleşmek istedi. Ben artık memeden içmiyoruz bekle baba sütünü getirecek dedikçe kendini yatakta oradan oraya atarak ağladı. Hiç müdahale etmedim. Üzerine gittikçe daha da şiddetleniyordu çünkü.. Acısını, üzüntüsünü artık düşündüğü her neyse bunu yaşamasına izin verdim. 10-15 dakika kadar ağladıktan sonra; durumu kabullenip sütünü içmek istedi ve hemen uykuya daldı. Sarılarak uyuduk..
Bu benim için en zor anlardan biriydi. Süreç başladığında her emmek istediğinde de bu tepkiyi verebilirdi. Sanırım duruşum yine aynı olur, yine aynı şekilde ilerlerdim.
Sonrasındaki günler hep birbirinin tekrarı olarak ilerledi. Yine ağladığı zamanlar oldu fakat şiddeti az ve kısa süreli ağlamalardı/ nazlanmalardı.
Bizim memeden kesme serüvenimiz bu şekilde ilerledi. Ben ; ‘nasıl bırakacak emmeyi , yandık! ‘ , ‘bu çocuk memesiz yapamaz’ gibi düşüncelerle doldurup kendimi korkuttuğum için mi ? Yoksa gerçekten çok zor olmayan bir süreç yaşadığımız için mi bilmiyorum ama beklediğim gibi değildi.
Yani onca zaman o kadar yazı okuyup uykusuz kalmama pek de gerek yokmuş sanki : ) Şaka bir yana emzirme sonrasında ben de kendime geldim .. 22 ay sonra yeniden doğdum.. En önemlisi daha verimliyim. Daha az yorgun, daha sabırlı : ))
Yine de…

 

Onu; beni anlayabileceği ana kadar emzirebildiğim için çok şanslıyım. Şimdi geriye bakınca iyi ki diyorum. İyi ki onu her emzirdiğimde yüzündeki her bir noktayı aklıma kazımışım.. Her bir zerresini ezberlemişim … İyi ki !

Sevgilerimle;
İmren GÜRSOY

Not : umarım bebeğini emzirmekte sıkıntı yaşamış/ emzirememiş annelerimi üzen bir yazı olmamıştır.